<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogopedi</title>
	<atom:link href="http://www.blogopedi.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.blogopedi.org</link>
	<description>internet, tasarım, teknoloji, kültür ve diğer konular</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2009 08:16:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Google ve Google Servisleri</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/teknoloji/google-ve-google-servisleri</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/teknoloji/google-ve-google-servisleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 08:16:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[webmaster]]></category>
		<category><![CDATA[google analytics]]></category>
		<category><![CDATA[google earth]]></category>
		<category><![CDATA[Google Gmail]]></category>
		<category><![CDATA[Google Grafik]]></category>
		<category><![CDATA[Google Gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[Google Maps]]></category>
		<category><![CDATA[Google Moon]]></category>
		<category><![CDATA[Google Print]]></category>
		<category><![CDATA[Google Reader]]></category>
		<category><![CDATA[Google Scholar]]></category>
		<category><![CDATA[google talk]]></category>
		<category><![CDATA[Google Toolbar]]></category>
		<category><![CDATA[Google Translate]]></category>
		<category><![CDATA[Google Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[
Hemen hemen her internetkullanıcısının en sık başvurduğu ve neredeyse internetin vazgeçilmez en çok ziyaret edilen sitelerinden biri olan hatta 1. sıradaki sitesi googleyi yakından tanımaya ve bize sunduğu diğer servislerini incelemeye nedersiniz?
Evet google günümüzde ve gelecek günlerimizde popularitesini koruyacak seviyede ve kullanımı en rahat arama motorlarından biri, peki bu google ne yer ne içer de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/googledegisiklik.jpg" alt="" hspace="5" vspace="5" width="178" height="143" align="left" /></p>
<p style="text-align: justify;">Hemen hemen her internetkullanıcısının en sık başvurduğu ve neredeyse internetin vazgeçilmez en çok ziyaret edilen sitelerinden biri olan hatta 1. sıradaki sitesi googleyi yakından tanımaya ve bize sunduğu diğer servislerini incelemeye nedersiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Evet google günümüzde ve gelecek günlerimizde popularitesini koruyacak seviyede ve kullanımı en rahat arama motorlarından biri, peki bu google ne yer ne içer de bize bu imkanları tanır dilerseniz ilk etapta bunun üzerinde biraz detaya inelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Google ilk etapta bir arama motoru olarak yayın hayatına başladı ise de ileriki aşamalarda farklı farklı servisleri ile internetin bir numaralı web sitesi olmayı başarmış durumda.<span id="more-507"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Googlenin kendine has bir algoritması vardır bu algoritma kriterleri oluşturmaktadır, bu kriterler sayesinde internette hizmete açılmış siteleri değerlendirip en kaliteli sonucu aramalarda sunmayı hedeflemektedir ve büyük bir ölçüde de bunu başarabilmektedir, bu sayede internetin en iyi arama motoru olmayı başardı diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Google de üst sıralara çıkabilmek ve googlenin oluşturmuş olduğu algoritmayı bi nebze çözmek adına web alemimnin bekçileri dediğimiz webmaster’ler kıyasıya bir yarış sergilemekteler bu yarışın adına da SEO (search engine optimizasyon) arama motoru optimizasyonu adını vermekteler. Yani web sitelerini googlenin algoritmasına uygun bir şekilde şekillendirmekteler bu sayede arama sonuçlarında alakalı bir kelimede google tarafından üst sıralarda çıkmayı hedeflerler, üst sıralarda çıkmak webmaster’ler açısından en çok kullanılan arama motorunun ziyaretçi sayısından bi parçada olsa kendi sitelerine yönlendirmek.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdide dilerseniz googlenin arama motoru özeliğinin dışında bize sunduğu diğer yan servislerini kısa kısa inceleyelim;</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/analyticslogo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Analytics</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu servise üye olmanız halinde size verilen kodu mevcut web sitenize yerleştirirsiniz ve sitenizin günlük, aylık, yıllık çok geniş çaplı istatistiğini elde elde edersiniz, bu istatistikler neler olabilir; sitenize kaç kişi girmiş, hangi kelimelerle sitenize erişmiş, sitenizde ne kadar zaman geçirmiş, sitenizde nereleri tıklamış vb. kriterlerde istatistik elde edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/earthlogo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Earth</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yeryüzünde görüntülemek istediğiniz bir noktayı harita üzerinde sıradan haritalardan daha görsel bir şekilde detaylı bir şekilde fotoğraflar ve size sunar.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/adsense_logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Adsense</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Googlenin web masterlere sunduğu bir nevi reklam sponsorluk servisidir bu servise üye olarak web sitenizden gelir elde edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/adwords.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Adwors</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Googlenin reklam verenler ve yayıncıları buluşturup reklam verenlerden bir komisyon aracılığıyla sunduğu bir reklam dönüşüm servisidir.<span id="more-6833"> </span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Gmail</strong></p>
<p style="text-align: justify;">7345 MB kapasiteli pop destekli hızlı, ücretsiz mail adresi hizmetini internet kullanıcılarına sunar.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/images_hp.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Grafik</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Googlede veri makale değilde bir resim arayıp bulmak istiyorsanız, googlenin bu arama kutucuğunu kullanabilirsiniz, tek yapmanız gereken resimle alakalı bir kelimeyi arama kutucuğuna girip arama butonuna basmak <img src="http://www.bilgiustam.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif" alt=";)" /></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/groups_logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Gruplar</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir  grup oluşturup fikirlerinizi paylaşabilir veya herhangi bir konuda başka insanlarla tartışmak üzere konular dile getirebileceğiniz bir servis.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/maps_small_horizontal_logo.png" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Maps</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dünya haritasının googlece internet kullanıcılarına sunulmuş hali.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/moon_res_logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Moon</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uydu üzerinden ayı ve ayın yüzeyini izleyebilme imkanı sunan servisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/books_logo_lg.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Books</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Web üzerinden online kitap edinebileceğimiz bir diğer güzel servisi.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/reader_logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Reader</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir web sayfası üzerinden hem arama hemde ön izleme yapma imkanını sunar.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/scholar_logo_lg_2009.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Scholar</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sadece akademik araştırmalar için googleden faydalanmak istiyorsanız bu arama servisi tam size göre.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/talk_logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google talk</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Googlenin anlık mesajlaşma servisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/toolbar_sm.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Toolbar</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Google de değilken bile googlenin bu browser eklentisi sayesinde googleye girmeden arama yapabileceğiniz bir servis.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/logo_videos.png" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google Video</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Googlenin youtube tarzı video paylaşım servisi.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/translate_logo.gif" alt="" hspace="5" vspace="5" width="132" height="50" align="left" /><strong>Google  Translate</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Googlenin beklide en güzel servislerinden biri diyebileceğimiz servislerinden biridir, ister bir text dosyasını ister bir web sitesini bir dilden başka bir dile diğer çeviri sistemlerinden daha kaliteli bir şekilde dönüştürmenizi sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle görünüyorki google çalışanları hiç boş durmuyor teknolojiye ayak uydurup bizlere çok ilginç servisler sunmaya devam edecekler, açıkçası google sayesinde internet daha bir tertipli ve hızlı kullanılmaya başlandı diyebiliriz sonuçta internet koca bir derya aradığımız verilere ulaşmamız biraz güç olurdu google ve benzeri arama motorları sayesinde bu veriler bizlere daha rahat ve kolay bir şekilde ulaştırılabilmekte elbette en iyi arama sonucunu verdiği için en populer arama motormuz şimdilik google.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/teknoloji/google-ve-google-servisleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3G Gelecekte Ölümlere Neden Olacak</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/bilim/3g-gelecekte-olumlere-neden-olacak</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/bilim/3g-gelecekte-olumlere-neden-olacak#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 08:11:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[3G hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[3G ve kanser]]></category>
		<category><![CDATA[3G'nin insan sağlığına yararları]]></category>
		<category><![CDATA[3G'nin insan sağlığına zararları]]></category>
		<category><![CDATA[avea 3g]]></category>
		<category><![CDATA[görüntülü görüşme]]></category>
		<category><![CDATA[görüntülü telefon]]></category>
		<category><![CDATA[insan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojik virüs]]></category>
		<category><![CDATA[turkcell 3g]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone 3g]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=505</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde adını sıkça duyduğumuz 3G (görüntülü görüşme teknolojisi) ile hayatımıza aniden ve hissettirmeden yeni bir teknolojik virüs daha girdi. 3G teknolojisinin sağladığı yararlar yazılı ve görsel basında öyle güzel işlendi ki, insanlar hayatlarına giren bu şeyin zararları da olabileceğini pek aklına getirmedi veya getirmek istemedi. Birçok kampanyayla beraber kullanılması yönünde inanılmaz ölçüde teşvik edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="3g" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/3g.jpg" alt="3g" width="217" height="248" align="left" />Son dönemde adını sıkça duyduğumuz 3G (görüntülü görüşme teknolojisi) ile hayatımıza aniden ve hissettirmeden yeni bir teknolojik virüs daha girdi. 3G teknolojisinin sağladığı yararlar yazılı ve görsel basında öyle güzel işlendi ki, insanlar hayatlarına giren bu şeyin zararları da olabileceğini pek aklına getirmedi veya getirmek istemedi. Birçok kampanyayla beraber kullanılması yönünde inanılmaz ölçüde teşvik edilen bu teknolojiye insanların iyice alışıp olmazsa olmazları arasına girmeden bazı şeyleri idrak etmesi gerekiyor.</p>
<p>Elektrikle çalışan tüm aygıtlar az veya çok bir elektromanyetik alan oluşturmaktalar. İnsan beyni de nöronların elektrik sinyallerini iletimi sayesinde çalıştığından kendine özgü bir elektromanyetik alana sahiptir. Denge halinde bulunan bu elektriksel alana yapılan tüm müdahaleler beyne zarar vermekte ve sinir hücrelerinin(nöronlar) ölmesine neden olmaktadır. Bilindiği gibi sinir hücreleri insan vücudunda bebeklik döneminden sonra daha üretilmeyip sabit sayıda kalmakta ve ölen hücreler bir daha yerine gelememektedir. Bu nedenledir ki, boksörlerde erken yaşta bunama başta olmak üzere türlü beyin rahatsızlıkları sıklıkla görülmektedir. 3G’nin yaptığı da beynimize hissettirmeden yumruk atmakla eşdeğer hatta daha kötü boyutlarda olanıdır.<span id="more-505"></span></p>
<p>Baz istasyonları yoğun bir manyetik alan üreterek dairesel alan içerisinde kapasitesinin yettiği kadar kişiye hizmet vermektedir. Bu manyetik alan radyo frekanslarının oluşturduğu bir tür ağ şeklinde düşünülebilir. Bu ağda hem cep telefonun pillerinin yaydığı elektromanyetik alan hem de radyo frekanslarının oluşturduğu alıcı-verici iletimi toplamda yoğun bir manyetik alan oluşumuna sebep olmaktadır. Kulağımıza yapışık olarak kullandığımız cep telefonları düşünüldüğünde ise beynimize 1-2 cm yakından etki eden bu manyetik alanın beynimizi ne denli fazla etkilediğini az çok tahmin edebiliriz. Radyo frekansları 20 santimetre kalınlığına kadar olan beton duvarları geçebilmektedir. Dolayısıyla baz istasyonlarının yaydığı sinyaller çevresindeki tüm binaların içlerine hatta bodrum katlarına kadar rahatlıkla girebilmektedir.</p>
<p>3G ile beraber yayılan verici sinyal miktarı 10 kata kadar artış göstermektedir. Bu durumda yakın gelecekte alzheimer, migren vs. gibi beyin-sinir hastalıklarında artış görülecek olmasını ve daha ileriki safhalarda beyin tümörü oluşumuyla beraber kanser vakalarının neden olacağı toplu ölümlerin kuvvetle muhtemel yaşanacak olması sonucunu çıkarabiliriz.</p>
<p>Felaket tellallığı yapmak istemiyorum fakat hayatımıza kendi insiyatifimiz dışında sokulan bu yeni teknolojilere olan tutumun daha bilinçli hale gelmesi için herkesin elinden geldiğince fazla kişiye durumu izah etmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Dileğim şudur ki, internet mecarasında söz sahibi önde gelen blog yazarlarının 3G konusundaki bilgilendirici yazılara sitelerinde yer vererek 3G’nin tam da hedef kitlesi olan bu insanları bilgilendirmesidir.</p>
<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker konu hakkında yaptığı bilimsel araştırmalar ışığında önemli uyarılarda bulunuyor ve “Bu ateşi elinize almadan düşünün!”diyor.</strong></p>
<p>İşte Sn. Şeker’in ortaya koyduğu bilimsel gerçekler;</p>
<p><strong>1 YERİNE 9 BAZ İSTASYONU </strong><br />
“Bu sistemde iletişim aracı olarak kullandığımız, bir odayı dolduran bütün elektrik aksamını bir telefona soktular. Bu teknoloji ile beraber bugüne kadar 1 baz istasyonu olan yerde, artık 9 tane baz istasyonu olacak! İngiltere’de 3G ile beraber baz istasyonu sayısı 50.000-70.000 civarında artış göstermiş. Daha çok baz istasyonu; daha çok radyasyon, daha çok manyetik kirlilik demek! 3G hem insan hem de çevre sağlığı açsından büyük riskler içeriyor.</p>
<p><strong>3G’NİN İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLARI </strong><br />
İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler.</p>
<p>TV istasyonunda çalışan kişiler, çalıştıkları ortama girince bir ağırlık ve baş ağrısı hissederler, yoğun stres yaşarlar. Bunun sebebi o istasyonda bulunan alıcı ve vericilerdir.</p>
<p>Bazı alışveriş merkezlerine giren insanlar da rahatsızlık duyarlar, rahat nefes alamazlar, kalp hastaları daha fazla rahatsız olur. Bunun sebebi de o alışveriş merkezinde bulunan baz istasyonlarının sebep olduğu kuvvetli radyasyondur.</p>
<p>2G’nin DNA’yı olumsuz etkilediği, kansere sebep olduğu birçok ülkede yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlandı”</p>
<p><strong>BAZ İSTASYONU ÖLÜM YAYIYOR </strong><br />
“Baz istasyonuna ilk 300 m mesafede oynayan çocukların, diğer çocuklara oranla %500 daha fazla kanser olma riski taşıdıkları yine bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Okul, hastane, park gibi alanların çevresinde kesinlikle baz istasyonu ve yüksek gerilim hattı bulunmaması gerekiyor. Bizim ülkemiz maalesef bu konuda da gariplikler ülkesi! Birçok hastane, park ve okul çevresi baz istasyonları ile çevrili.”</p>
<p><strong>CEP TELEFONU ÖLÜMCÜL BİR ALET </strong><br />
“Anne ve babalar cep telefonunu çocuklara ödül olarak kesinlikle vermemeli! Çünkü bu ödül değil, onların hayatından sağlıklarını çalan ölümcül bir alet!</p>
<p><strong>BAZ İSTASYONLARINDA ÖRÜMCEK BİLE OLMAZ</strong><br />
“Dikkat edin baz istasyonlarında örümcekler yaşamaz, kuşlar da çevresine yuva yapmaz! Elektromanyetik kirlilik hayvanları ve doğal hayatı da çok olumsuz etkiliyor. Yeni sistem doğal hayatı tehdit ediyor!”</p>
<p><strong>PEKİ ÇÖZÜM NEDİR?</strong><br />
“Cep telefonlarının mümkün olduğunca az kullanılması gerekiyor. Çünkü sağlığa tamir edilemeyecek derecede büyük zararlar veriyor. Mevcut sistem insanları korumuyor. Sigara konusunda devlet ve toplum çok geç uyandı ama artık büyük hassasiyet gösteriliyor. Çok geç olmadan cep telefonu konusunda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor.”</p>
<p><strong>HANGİ HASTALIKLAR ARTACAK? </strong><br />
”Kalp ameliyatı geçirmiş olanlar İstanbul gibi büyük metropollerde yaşayamaz hale gelecek.</p>
<p>Alerji vakalarında büyük artışlar gözlenecek. İsveç’te yapılan bir araştırmada 3G sisteminin gelmesinin ardından alerji vakalarından büyük artış gözlenmiş.</p>
<p>Almanya’da yapılan bir araştırmada da çocuklarda erken ergenlik ve obezite, kadınlarda menopoz sorunlarında artışlar ortaya çıkmış.”</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/bilim/3g-gelecekte-olumlere-neden-olacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çakmağın İcadı, Fermuarın İcadı, Dolma Kalemin İcadı, Kilidin İcadı, Yangın Tüpünün İcadı</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/icadlar/cakmagin-icadi-fermuarin-icadi-dolma-kalemin-icadi-kilidin-icadi-yangin-tupunun-icadi</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/icadlar/cakmagin-icadi-fermuarin-icadi-dolma-kalemin-icadi-kilidin-icadi-yangin-tupunun-icadi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 08:06:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[çakmak]]></category>
		<category><![CDATA[dolma kalem]]></category>
		<category><![CDATA[fermuar]]></category>
		<category><![CDATA[icad]]></category>
		<category><![CDATA[kilit]]></category>
		<category><![CDATA[kısa kısa icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[yangın tüpü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[Fermuar: 1891 yılında Whitcomb Judson bulmuştur. Ancak ilk kullanışlı model, 1913’te Gideon Sundback (1880–1954) tarafından yapılmıştır. Daha önce, XIII. Yüzyılda ortaya çıkmış olan düğmeler kullanılıyordu.  Fermuar, giysilerin kapatılıp açılabilmesi için geliştirilmiş bir araçtır. Sağlam kumaştan yapılmış iki şeride iki sıra diş tutturulmuştur. Ayrıca bir sürgü bir alt-uç parçası üst-uç parçası bulunur. Sürgü yukarıya çekildiğinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-305" href="http://www.blogopedi.org/?attachment_id=305"><img class="alignleft size-medium wp-image-305" title="abdestlavabosucq7" src="http://www.blogopedi.org/wp-content/uploads/2009/05/abdestlavabosucq7-252x300.jpg" alt="abdestlavabosucq7" width="252" height="300" /></a><span style="text-decoration: underline;"><strong>Fermuar: </strong></span>1891 yılında Whitcomb Judson bulmuştur. Ancak ilk kullanışlı model, 1913’te Gideon Sundback (1880–1954) tarafından yapılmıştır. Daha önce, XIII. Yüzyılda ortaya çıkmış olan düğmeler kullanılıyordu.  Fermuar, giysilerin kapatılıp açılabilmesi için geliştirilmiş bir araçtır. Sağlam kumaştan yapılmış iki şeride iki sıra diş tutturulmuştur. Ayrıca bir sürgü bir alt-uç parçası üst-uç parçası bulunur. Sürgü yukarıya çekildiğinde, dişler küçük şekilde görüldüğü gibi birbirine kenetlenir. Sürgü aşağı çekildiğinde içindeki ayırıcı dişleri birbirinden ayırır.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Dolma Kalem:</span> </strong>Modern dolma kalemi 1884 yılında L.E. Waterman (1837–1901) icat etmiştir. Savaş sonrası yıllarında, tükenmez ve keçe kalem günlük yaşantıda daha fazla kullanılır olmuştur. Mürekkepli kalemler, başlıca üç türe ayrılır: tükenmez kalemde bir tüp vardı. Bu tüpün içinde özel bir mürekkep ucunda da bilye bulunur. Dolmakalemlerin bazıları kartuşludur. Ama çoğunda bir kovan bir uç bir besleme yeri, bir depo ve bir dolma mekanizması bulunur. Keçeli kalemde, liflerden yapılmış bir uç bir emme-taşıma ve bir mürekkep deposu bulunur.<span id="more-499"></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kilit:</strong> </span>Kilitlerin geçmişi 4000 yıl öncesine dayanır. İlk kez, eski Mısırlılar tarafından kullanılmışlardır. Bugün en çok kullanılan kilit, bulucusu küçük linos yale’nin (1821–1868) adını taşıyan Yale kilitleridir. 1848’de Linus Yale tarafından icat edilen silindir kilidin çalışma ilkesi, eski kilitlerinkine benzer. Yale kilitle, değişik boyda birkaç iki bölmeli pimler, sürgüler önerilen bir tapa ya da silindir üzerindeki deliklere yaylarla itilir. Doğru anahtar kilide sokulduğunda pimler gövdeyle tapa arasında düz bir çizgi oluşturur ve böylece tapanın dönmesi sağlanır. Kollu mandallı kilitlerin geçmişi XVIII. Yüzyıla dayanır. Bugün çoğunlukla iç kapılarda kullanılan bu kilitlerin en önemli parçası bir yayla kilit diline sıkıcı takılı basit bir kol olan mandalıdır. Mandalın çıkıntılı kısmı, kilit dilinin geri kaymasını önler, anahtar mandalı gerektiği miktarda yukarı itecek biçimdedir. Dili bir noktaya kadar iter ve sonra kilidin içine çeker. Kapı kolu çevrildiğinde, kam kapı mandalına hareket ettirilir, daha fazla güvenlik için anahtarla sırayla açılan, bir dizi değişik mandal kullanılabilir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çakmak:</strong> </span>Sigara çakmakları, ilk kez 1909 yılında Auermetal çakmak taşlarının kullanılmaya başlamasıyla ortaya ç. Demir magnezyumun bir alaşımı olan Auermetal, baron Auer von Welabeck (1858–1929) tarafından bulunmuştur. Modern çakmakla (taşlı/benzinli) bir kol çakmak taşı çarkını döndürür. Benzin fitil yoluyla yukarı çakar ve çakmak taşının çıkardığı kıvılcımla ateşlenir. Taşlı / gazlı çakmaklar da taşlı benzinli çakmaklara benzerler yalnız bunlarda benzin ve fitil yerine sıvı gaz ve bir supap bulunur. Elektrikli çakmaklar iki tiptir. Pille çalışanlar ve plezoelektirle çalışanlar. Pille çalışan tiplerde düşük gerilimli bir pil kondansatörü şarj eder düğmeye basıldığında kondansatör bir yükseltici transformatöre boşalır ve gazın çıktığı süpapın üstünde bir kıvılcım oluşur. Plezoelektrik çakmakta kıvılcım oluşturacak elektrik akımı bir kristalin sıkıştırılmasıyla sağlanır, böylece gaz ateşlenir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yangın Tüpü:</strong></span> Modern yangın söndürme araçlarının organik sıv, soda asitli, sıv karbondioksitli (CO 2) ve sodyum bikarbonatlı olmak üzere dört ana türü vardır. Organik sıvılı söndürücüler sıvılaştırılmış CO 2 den sağlanan gaz basıncı ile çalışır. Soda asitli olanları sodyum bikarbonat çözeltisiyle doldurulmuştur ve içine küçük bir cam şişe sülfirit asitle yerleştirilmiştir. Söndürücünün tabanı yere vurulduğunda şişe kırılır ve kimyasal tepkime sonucunda oluşan CO 2 gazı söndürücü içindeki çözeltiyi memeden dışarı püskürtür. Katı sodyum bikarbonatlı olanı sıvılaştırılmış CO 2 ile çalışır. Ateşin içinde bikarbonat, soda (ateşin hava ile temasını kesen bir kabuk oluşturur). Subuharı ve CO2 olarak ayrışır. Karbondioksitli söndürücülerde 5–6 litre yüksek basınçlı CO2 bulunur. Açıldığında katı CO 2 köpüğü ateşin üzerine püskürür.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/icadlar/cakmagin-icadi-fermuarin-icadi-dolma-kalemin-icadi-kilidin-icadi-yangin-tupunun-icadi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmit Körfezi’ne 3 km’lik Köprü Yapılacak</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/guncel/izmit-korfezi%e2%80%99ne-3-km%e2%80%99lik-kopru-yapilacak</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/guncel/izmit-korfezi%e2%80%99ne-3-km%e2%80%99lik-kopru-yapilacak#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 08:03:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en uzun köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[izmit]]></category>
		<category><![CDATA[İzmit Körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[Rezonans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=496</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul-İzmir arasında yapılması planlanan otoyol ile İstanbul’dan İzmir’e 3 saatte gidilebileceğini ifade eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, en az 6 milyar dolara mal olacak bu otoyolda İzmit Körfezi’nden geçişin 3 kilometrelik bir köprüyle gerçekleştirileceğini söyledi. Toplam 423
kilometre uzunluğunda olan otoyolun, finans kısmı ise yap-işlet-devret yöntemiyle karşılanacak. Şu an iki şirket ihaleye teklif vermiş ve bunlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul-İzmir arasında yapılması planlanan otoyol ile İstanbul’dan İzmir’e 3 saatte gidilebileceğini ifade eden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, en az 6 milyar dolara mal olacak bu otoyolda İzmit Körfezi’nden geçişin 3 kilometrelik bir köprüyle gerçekleştirileceğini söyledi. Toplam 423</p>
<p>kilometre uzunluğunda olan otoyolun, finans kısmı ise yap-işlet-devret yöntemiyle karşılanacak. Şu an iki şirket ihaleye teklif vermiş ve bunlar değerlendirme sürecindeymiş.</p>
<p>Benim merak ettiğim ise bu köprünün nasıl olacağı…</p>
<p><img title="kopu" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/06/kopu.jpg" alt="kopu" width="352" height="263" /><span id="more-496"></span></p>
<p>Boğaz köprüsü gibi karadan mesnetlenmiş desteksiz bir köprü elbette mümkün olmayacaktır. İstanbul’daki her ikiköprünün de yaklaşık 700-800 metre arası boylara sahip oldukları düşünüldüğünde 3 kilometrelik bir köprüde en az 4 destek kullanılması gerekecektir. Bu destekler(ayaklar) zemine sabitlenmiş olabileceği gibi yüzer-duba şeklinde de olabilir. İzmit Körfezi’nde Türkiye genelinde olduğu gibi hızla derinleşen bir kıyı yapısı var ise, deniz altına yapılacak bu ayakların maliyeti inanılmaz seviyelere ulaşacaktır. Fakat nispeten daha az maliyetli olsa da yüzer ayakların yapılabilmesinin önünde birçok engel bulunuyor. Bunların başında ise iklimşartları geliyor.</p>
<p>Köprü inşasındaki bir diğer önemli unsur ise titreşimlerin sönümlenmesi. Bunun için en güvenli yöntem süspansiyonlu köprülerin yapılması. Tabi bu büyük ölçekli köprülerde uygulanabilirliği düşük olan bir yöntem. Geleneksel olarak malzemenin esnekliğine ve doğal frekansının ölçümlerine güvenilerek yapılan köprüler büyük ölçek için tercih edilmekte. Eğer rüzgarın ve köprü üzerindeki taşıtların neden olduğu titreşimler yeterli ölçüde sönümlenemezse, köprü rezonansa girerek yıkılabilir. Bu nedenledir ki, köprü yapımında işinde uzman çok deneyimli mühendis ekiplerinin çalışması gerekir. Bu noktada yapılabilecek ufak bir hata, yüzlerce insanın hayatına mal olabilir. Şu an ihaleye başvuran şirketlerin ikisi de Türk ortakları bulunan yabancı şirketler.</p>
<p><img title="enuzunkopru" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/06/enuzunkopru.jpg" alt="enuzunkopru" width="270" height="200" align="right" />Dünyanın en uzun köprüsü ise Çin’de bulunuyor. 1.7 milyar dolara mal olmuş 36 kilometre uzunluğa sahip olan bu köprü yüzlerce desteğe sahip ve Şangay ile Ningbo arasındaki ulaşımın kilit noktasını oluşturmakta. Bu köprünün geneli viyadüklerde olduğu günü sık aralıklarla desteklenmiş yolalrdan oluşuyor. Fakat sığ bir bölge de olsa deniz üzerinden geçtiğinden köprü sınıfına girmekte.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/guncel/izmit-korfezi%e2%80%99ne-3-km%e2%80%99lik-kopru-yapilacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hız Sabitleyici (Cruise Control) Nedir ? Nasıl Çalışır ?</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/teknoloji/hiz-sabitleyici-cruise-control-nedir-nasil-calisir</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/teknoloji/hiz-sabitleyici-cruise-control-nedir-nasil-calisir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 07:59:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[adaptive cruise control nedir]]></category>
		<category><![CDATA[cruise control nasıl çalışır]]></category>
		<category><![CDATA[cruise control nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hız sabitleyici nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[hız sabitleyici nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Herhalde uzun yolculukların yorucu olduğu konusunda herkes az çok tecrübe sahibi olmuştur. Sürekli olarak gaza basmak, frenlemek, sollamak, sollanmak, direksiyon sallamak vs. vs. gerçekten zordur ve bunaltır insanı. İşte Cruise Control denilen Hız Sabitleyici sistem sürücüyü, dolaylı olarak da yolcuyu bir nebze olsun rahatlatmak için geliştirilmiş bir sistemdir.
Otomatik veya düz vites farketmeksizin her araca uygulanabilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herhalde uzun yolculukların yorucu olduğu konusunda herkes az çok tecrübe sahibi olmuştur. Sürekli olarak gaza basmak, frenlemek, sollamak, sollanmak, direksiyon sallamak vs. vs. gerçekten zordur ve bunaltır insanı. İşte Cruise Control denilen Hız Sabitleyici sistem sürücüyü, dolaylı olarak da yolcuyu bir nebze olsun rahatlatmak için geliştirilmiş bir sistemdir.</p>
<p>Otomatik veya düz vites farketmeksizin her araca uygulanabilen bu sistem, ilk olarak 1990′lı yıllarda lüks araçlarda kullanılmıştır. Ancak günümüzde irili ufaklı bir çok araca uygulanabilmektedir. Sistem genel olarak şu şekilde çalışır;</p>
<p><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/bmwhzsabitleyici.jpg" alt="Bmw Hız Sabitleyici" width="181" height="142" align="right" />Muhtemelen direksiyon üzerine veya çevresine yerleştirilen bir kol ya da düğme ile Hız Sabitleyici sistem devreye sokulduğunda Cruise Control bilgisayarına mesaj gönderilir. Bu bilgisayara Fren, Debriyaj, Gaz ve Direksiyon olmak üzere dört algılayıcı sensör bağlanmıştır. Bu sensörler aracılığıyla sürücünün isteğine hızlı bir şekilde yanıt verilir. Eğer sürücü hızı sabitlemek istiyorsa ve araç 40 Kmh (25 Mph) nin üzerinde ise sabitleyici devreye girer ve yakıt valfine müdahale ederek motora verilen yakıtın sabitlenmesini sağlar. Eğer sistem devreden çıkarılmak isteniyorsa debriyaj, fren ya da gaz pedalına basılması yeterli olur. Ancak bazı araçlarda gaz pedalı sistemi devreden çıkarma özelliğine sahip değildir. Yine sürücünün isteğine bağlı olarak direksiyon üzerindeki düğme veya kol yardımıyla aracın hızı istenilen ölçüde artırılabilir ya da azaltılabilir.<span id="more-493"></span><br />
<img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/toyotahzsabitleyici.jpg" alt="Toyota Hız Sabitleyici" width="179" height="138" align="right" /></p>
<p>Sistemi devreye sokmak ve devreden çıkarmak için direksiyon üzerinde On / Off , Set + / – ve Reset tuşları bulunur. On tuşu ile hız sabitleyici devreye sokulabilir Off tuşu ile devreden çıkarılabilir. Set artı (+) tuşuyla aracın hızı artırılabilir, eksi (-) tuşuyla hızı azaltılabilir. Eğer aracın hızını azalttıktan veya arttırdıktan sonra tekrar en baştaki hıza getirmek isterseniz de Reset tuşunu kullanabilirsiniz. Ancak bu tuşların isimleri araçtan araca farklılık gösterebilir.</p>
<p>Cruise Controlün (CC) yanında bir de son zamanlarda iyice yaygınlaşan ve Bosch tarafından geliştirilen Adaptive Cruise Control (ACC) sistemi vardır. Bu sistemin çalışma mantığıda tıpkı diğer sistem gibidir. Ancak tek farkı öndeki araçla aranızdaki mesafeyi sensörler yardımıyla otomatik olarak ayarlayabilmesidir. Yani otobanda sabitleyiciyi kullanarak seyahat ederken önünüze sizden <img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/07/opelhzsabitleyici.jpg" alt="Opel Hız Sabitleyici" width="178" height="133" align="right" />daha yavaş hareket eden bir araç çıktığında sizin frene basmanıza gerek kalmadan sistem otomatik olarak hızı ve aradaki mesafeyi karşıdaki araca göre ayarlayabilmektedir. Önünüzdeki araç şerit değiştirdiğinde veya hızlandığında ise sistem kendiliğinden eski hızına dönecektir.</p>
<p>Hız Sabitleyici sistem daha az stres ve daha az yorgunluk sağladığı gibi yakıt tasarrufu konusunda da büyük avantaj sağlamaktadır. Özellikle otobanlarda ve anayollarda %25 yakıt tasarrufu sağlayabilir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/teknoloji/hiz-sabitleyici-cruise-control-nedir-nasil-calisir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kullanışlı USB Ürünler</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/icadlar/kullanisli-usb-urunler</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/icadlar/kullanisli-usb-urunler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 07:50:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[ürün inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[gadgets]]></category>
		<category><![CDATA[geek]]></category>
		<category><![CDATA[pratik ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[usb]]></category>
		<category><![CDATA[usb cihazlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[USB son zamanlarda hayatımızda sıklıkla kullandığımız bağlantı biçimi.İngilizcesi Universal Serial Bus kelimelerinin kısaltması olan USB tak-çalıştır özelliğinden dolayı bir çok cihazın bağlantısında kullanılmaktadır.Harici hard disk, kamera, tarayıcı, yazıcı, mp3 çalar gibi dış donanımları kolayca bilgisayarımıza bağlayabiliriz.Bunu yanında ilginç ve bir o kadar da kullanışlı ürünlerin çıkmasıyla USB’ler hayatımızda daha sık yer alacağa benziyor.
İşte o ürünlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" title="USB araçları" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/4.jpg" alt="" width="379" height="273" />USB son zamanlarda hayatımızda sıklıkla kullandığımız bağlantı biçimi.İngilizcesi Universal Serial Bus kelimelerinin kısaltması olan USB tak-çalıştır özelliğinden dolayı bir çok cihazın bağlantısında kullanılmaktadır.Harici hard disk, kamera, tarayıcı, yazıcı, mp3 çalar gibi dış donanımları kolayca bilgisayarımıza bağlayabiliriz.Bunu yanında<em> </em>ilginç ve bir o kadar da kullanışlı ürünlerin çıkmasıyla USB’ler hayatımızda daha sık yer alacağa benziyor.</p>
<p><em>İşte o ürünlerden bazıları:<span id="more-489"></span></em></p>
<p><em><strong>USB Kül Tablası </strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><img title="1" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/1.jpg" alt="1" width="450" height="338" /></p>
<p style="text-align: justify;">USB kül tablası çalışma alanınızdaki sigara dumanını çekerek kokunun dışarı  yayılmasını önlüyor.Açılır – kapanır şekilde tasarlanmış ve sadece 202 gram ağırlığında.Bu sayede gittiğiniz her yere götürebilrsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Sigara yasağının olduğu ülkemizde kim bilir belki tiryakiler için çözüm olabilir.</p>
<p><strong>USB Şarj Dinamosu </strong></p>
<p style="text-align: center;"><img title="2" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/2.jpg" alt="2" width="450" height="338" /></p>
<p style="text-align: justify;">Hiç olmadık zamanlarda cep telefonumuzun şarjını bitmesi veya mp3 çalarımzın yolculuk halindeyken şarjının bitmesi hepimizin canını sıkmıştır.İşte tam bu noktada bu cihaz imdadımıza yetişiyor.Tek ihtiyacı güneş ışığı.Bu cihaz güneş ışığını kullanarak cep telefonu, mp3/mp4 çalarları şarj ediyor.Aynı zamanda sadece 92 gram.Cihazınız her an yanınızda…</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>USB Dijital Mikroskop<br />
</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img title="3" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/3.jpg" alt="3" width="450" height="338" /></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Mücevher işiyle uğraşıyorsunuz ve elinizdeki mücevhere daha yakından bakmak istiyorsunuz veya fen dersindesiniz öğrencilere canlıları daha yakından göstermek istiyorsunuz ya da elektronikçisiniz baskı devre tasarımı yaptığınız kart da çizdiğiniz yolları daha net görmek istiyorsunuz. İşte istediğiniz çözüm USB dijital mikroskop.</p>
<p style="text-align: justify;">Kullanışlı ve 640*480 çözünürlüğe sahip.Sadece 90 gram.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>USB Meşrubat Isıtıcı ve Soğutucu</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img title="4" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/4.jpg" alt="4" width="450" height="338" /></p>
<p style="text-align: justify;">İşte mükemmel bir tasarım daha.Bu ürün sayesinde içeceklerinizi ısıtabilecek veya soğutabileceksiniz.Harici bir güç kaynağına gerek duymaz.Oda sıcaklığının 26 derece olduğunu düşünürsek, içecekleriniz 10 dakika içinde 39 dereceye yükselir veya 19 dereceye düşer.İçecekleriniz tazeliğinden hiçbir şey kaybetmez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>USB LED Kayan Mesaj Göstergesi</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img title="5" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/5.jpg" alt="5" width="450" height="338" /></p>
<p style="text-align: justify;">Kullanışlı bir tasarım daha.Led’li kayan mesaj göstergesi 250 karakter uzunluğunda 8 ayrı mesaj saklayabilme özelliğine sahip.Hızı ve kayma modu ayarlanabilen bu ürün 79 gram ağırlığında.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar ve bunlara benzer diğer ürünleri incelemek, özellikleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz bu siteyi ziyaret edebilirsiniz:</p>
<p><a href="http://www.usbgeek.com/prod_list.php?cat_id=008&amp;cat=USB+Gadgets" target="_blank">http://www.usbgeek.com/prod_list.php?cat_id=008&amp;cat=USB+Gadgets</a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/icadlar/kullanisli-usb-urunler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wordpress Güncelleme</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/webmaster/wordpress-guncelleme</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/webmaster/wordpress-guncelleme#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 07:45:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[webmaster]]></category>
		<category><![CDATA[güncelleme]]></category>
		<category><![CDATA[son sürüm]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress güncelleme]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress sürüm yükseltme]]></category>
		<category><![CDATA[wp nasıl güncellenir]]></category>
		<category><![CDATA[wp update]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[Wordpress yeni sürümlerinde bu eklentiye bağlı kalmadan sürüm güncellemeyi otomatik olarak yapabiliyor fakat bazı sunucularda bu güncelleme yapılamıyor çoğu zaman benim güncellemelerim yarıda kalıyordu. Bu yüzden bu yazımda Wordpress’i normal olarak nasıl güncelleriz onu anlatacağım. Ama ilk olarak neden güncellemeliyiz onu anlatacağım.
Güncellik Her Zaman İyidir
Wordpress bilindiği üzere açık kaynak kodlu sistemlerden birisidir bu yüzden hataları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a rel="attachment wp-att-486" href="http://www.blogopedi.org/?attachment_id=486"><img class="alignleft size-full wp-image-486" title="Wordpress" src="http://www.blogopedi.org/wp-content/uploads/2009/09/Wordpress.jpg" alt="Wordpress" width="300" height="182" /></a>Wordpress yeni sürümlerinde bu eklentiye bağlı kalmadan sürüm güncellemeyi otomatik olarak yapabiliyor fakat bazı sunucularda bu güncelleme yapılamıyor çoğu zaman benim güncellemelerim yarıda kalıyordu. Bu yüzden bu yazımda Wordpress’i normal olarak nasıl güncelleriz onu anlatacağım. Ama ilk olarak neden güncellemeliyiz onu anlatacağım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Güncellik Her Zaman İyidir</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Wordpress bilindiği üzere açık kaynak kodlu sistemlerden birisidir bu yüzden hataları oluşabilir bunun yanı sıra da güvenlik açıkları ile sık sık karşılaşabiliriz. Wordpress ara sıra güncelleme yaptığı zaman genelde güvenlik paketini güncelliyor bunun yanı sıra da sistem üzerinde değişiklikler yapıyor.<span id="more-485"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nasıl Güncellenir ?</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/2h67uie.jpg" alt="" /></p>
<p style="text-align: justify;">İlk olarak Wordpress’in dosyalarını inceleyelim.</p>
<ul>
<li><strong>wp-admin: </strong>Bu klasörde admin dosyaları bulunuyor.</li>
<li><strong>wp-content:</strong> Burada Wordpress’in tema dosyaları, eklentileri ve yüklemiş olduğunuz resimler bulunuyor.</li>
<li><strong>wp-includes:</strong> Çalışma dosyalarını içeriyor; her hangi bir düzenleme yaptığınız zaman çalışmasında problemler oluşabilir.</li>
<li><strong>wp-config.php:</strong> Sitenizin veritabanı ayarlarını içerir.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/awqeqq.jpg" alt="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/awqeqq.jpg" width="123" height="109" />Ve bunun yanı sıra ana dizinde bulunan php dosyaları yer alıyor. Burada hangi dosyaları güncelleyeceğimizi açıklamak için böyle bir listeyi yapmak istedim. Öncelikle burada <strong>wp-content</strong> ve <strong>wp-config.php </strong>dosyalarına dokunmayıp diğer dosyaları siliyoruz. Daha sonra İngilizce olarak Wordpress’i <a href="http://www.wordpress.org/">şuradan</a> Türkçe olarak ise <a href="http://www.wordpress-tr.com/">buradan</a> indirebilirsiniz. Sık güncellemeler ingilizce adresinde yer almaktadır. Daha sonra indirdiğiniz klasörden şuanda eksik olan dosyaları atmanız yeterlidir.</p>
<p style="text-align: center;"><img src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/dztauu.jpg" alt="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/09/dztauu.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify;">Güncelleme işlemini sorunsuz olarak anlattığım bu yollarla yapabilirsiniz. Bu işlemleri yaptıktan sonra admin panelinde güncelleme işlemini bitir uyarısı geliyor ve sonlanıyor. Unutmadan her zaman <strong>güncelleme</strong> işlemini yapmadan önce sisteminizin yedek dosyalarını almanızda fayda var.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/webmaster/wordpress-guncelleme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısır Piramitleri</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/bilim/misir-piramitleri</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/bilim/misir-piramitleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 07:37:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Çakal Kafalı Anubis]]></category>
		<category><![CDATA[Keops'un Gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitlerinin Gizemi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Piramitlerinin Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[önemli piramitler]]></category>
		<category><![CDATA[Piramitler Nasıl İnşa Edildi?]]></category>
		<category><![CDATA[Piramitleri Kim İnşa Etti?]]></category>
		<category><![CDATA[piramitlerin esrarı nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Piramitlerin Gizemi Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Piramitlerin Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sfenks Heykeli]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın yedi harikasından biri olup günümüze  kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş  tek yapı Mısır‘daki Gize piramitlerinden Keops piramitidir.
Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.
Dünyadaki Önemli Piramitler: 

 Keops Piramidi (145,75 metre)
Mikerinos Piramidi(66,5 metre)
Kefren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="dünyanın yedi harikası" rel="nofollow" href="http://www.bilgiustam.com/dunyanin-yedi-harikasi/"><strong><img title="Gize_Piramitleri" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/Gize_Piramitleri.jpg" alt="Gize_Piramitleri" width="400" height="285" align="right" /></strong>Dünyanın yedi harikası</a>ndan biri olup günümüze  kadar zarar görmeden ayakta kalabilmeyi başarabilmiş  tek yapı <a title="mısır" href="http://www.bilgiustam.com/misir-ulkeler-cografyasi/">Mısır</a>‘daki Gize <a title="piramit" href="http://www.bilgiustam.com/misir-piramitlerinin-sirri-nedir/">piramit</a>lerinden Keops piramitidir.</p>
<p>Piramit şeklindeki yapılar sadece  Mısır’a özgü olmayıp dünyanın başka yerlerinde de inşa edilmiş örnekleri bulunmaktadır. Fakat sayıca en çok Mısır’da bulunduklarından bölgeyle özdeşleşerek “Mısır Piramitleri” olarak anılmaktadırlar.<span id="more-481"></span></p>
<p><strong>Dünyadaki Önemli Piramitler: </strong></p>
<ul>
<li> Keops Piramidi (145,75 metre)</li>
<li>Mikerinos Piramidi(66,5 metre)</li>
<li>Kefren Piramidi (143,56 metre)</li>
<li>Sakkara Piramidi (63,17 metre)</li>
<li>Maldum Snefru Piramidi (93,26 m)</li>
<li>Dahahur Bent Piramidi (104,85 m)</li>
<li>Dahahur Snefru P. (103,95 metre)</li>
<li>Sakkara Pepi II P. (52,555 metre)</li>
<li>Uxmal Tapınağı (<a title="meksika" href="http://www.bilgiustam.com/meksika/">Meksika</a>)</li>
<li>Teotehuacan (Meksika)</li>
<li>Tiahuanaco (Bolivya)</li>
<li>Dohan Tapınağı (<a title="Çin Halk Cumhuriyeti" href="http://www.bilgiustam.com/cin-halk-cumhuriyeti/">Çin Halk Cumhuriyeti</a>)</li>
</ul>
<p><strong>Piramit Nedir?</strong><br />
Tabanı kare şeklinde olup köşelerin tepede tek bir noktada birleşmesiyle oluşan geometrik şekildir. Dört eşit büyüklükte üçgen yüzeye sahip olan piramitler, inşa edildiklerinde mühendislik açısından son derece sağlam bir yapı sergilemektedirler.</p>
<p><strong>Piramitlerin Tarihçesi</strong><br />
<img title="Bent_piramidi" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/Bent_piramidi.jpg" alt="Bent_piramidi" width="243" height="191" align="right" />Piramitlerin firavunun mumyası ile onun değerli hazinelerini ve dönemin eşsiz sanat eserlerini saklamak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Fakat bugüne kadar hiçbirisinin içerisinde herhangi bir mumyaya veya hazineye rastlanmamıştır. Dünyanın ilk inşa edilen piramidi Sakkara’da olup yapımı M.Ö 2620 yılında tamamlanmıştır. İlk örnekleri basamaklı yapıda olan piramitlerin birçoğu tamamlanamamış veya yapım aşamasında yıkılmıştır. Bunun ilk örneği M.Ö 2570 yılında yapımına başlanan Meidum piramidi olup, sekizinci basamak yapılmak istenirken yıkılmıştır.</p>
<p>Piramitleri inşa edenler bundan ders çıkararak daha yüksek piramitler yapabilmek için tabanı mümkün olduğunca geniş tutarak eşkenar bir geometri kullanmanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Nil nehri yakınlarındaki Dahahur bölgesinde M.Ö 2570 yılında inşasına başlanmış olan Bent piramidi, üçte ikilik bölümü tamamlandıktan sonra daha önceki tecrübeler baz alınarak eğim açısı düşürülmüş ve yükseltilmeye devam edilmiştir. Bu yöntemle M.Ö 2565 yılında başarıyla tamamlanan Bent piramidi çok daha rijit bir yapıya kavuşurken, eşsiz bir görünüme de sahip olmuştur. Bu tarihten sonra yapılan tüm piramitler daha küçük sabit bir açı ile yükseltilerek inşa edilmiştir.</p>
<p><strong>Piramitleri Kimler İnşa Etti?</strong><br />
Önceleri piramitlerin Mısırlı köleler tarafından yapıldığı düşünülmekteyken 1990 yılında bir turistin bindiği atın ayağı bir çukura düşer ve bu çukur gizemli bir mahzene açılır. Burası piramit yapımında çalışan işçilerin ustabaşı olan kişinin mezarıdır. Kubbeli mezar olarak da bilinen mekan, duvarları işlemeli ve ihtişamlı bir yapıya sahiptir. Böylesine güzel bir mezarın işçi sınıfındaki birisine yapılması, çalışanların esir olmadığının göstergesiydi. İşçiler gündüzleri çalışıyor ve geceleri buradaki köylerde bulunan evlerine gidiyordu. Daha sonra bu bölgede yapılan kazılarda 250’den fazla farklı mezar daha bulunmuştur. Ustabaşının çevresindeki mezarlar seçkin işçilerin mezarlarıyken normal işçiler biraz daha uzakta toplu halde bulunmaktaydı.</p>
<p>Ölen herkes için bir mezar yapılmakta olduğu anlaşılan bölgedeki kazılarda mezarların girişlerinde işçilerin statülerini gösteren hiyeroglif yazılar bulundu. Bu yazılarda “mezar inşaatı denetçisi”, “mezar inşaatı yöneticisi” gibi ibareler yazmaktaydı. Ayrıca bu mezarlarda işçilerin minyatür heykelleri ve sanat eserleri de yer almaktaydı.</p>
<p><img title="piramitler2" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/piramitler2.jpg" alt="piramitler2" width="400" height="267" align="right" />Yaklaşık 200.000 işçinin çalıştığı bölgedeki iskeletler incelendiğinde omurganın inanılmaz bir yüke maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Omurgaya binen aşırı yük buradaki taş taşıma işleminin güçlüğüne işaret etmekteydi. Bu kadar özveri ve emekle ortaya çıkan piramitlerin yapımı için binlerce işçi bu bölgedeki şehirlerde yaşamaktaydı. Yapılan kazılarda evler, fırınlar, çömlekler gibi birçok tarihi eser bulunurken duvarlardaki hiyerogliflerde nasıl ekmek yapıldığı ve içecek hazırlandığı gibi detaylar resmedildiğinden dönemin şehir yaşamı hakkında fikir edinmek de mümkün olmuştur.</p>
<p>Gize piramitlerinde 15 milyondan fazla kireç taşı kullanıldı. Bu taşlar piramitlerden 300 metre uzaktaki bir taş ocağından çıkartılmış ve yine burada kesilip işlenerek hazır hale getirilmiştir. Kazılarda bu bölgede taşların kesilmesi için gerekli olan oluklu platformlar bulunarak etrafı kazılmaya devam edilmiş ve dev bir taş ocağının enkazı ortaya çıkartılmıştır. Taş ocağından çıkartılan taş miktarı piramitlerde kullanılan miktarla örtüşmekteydi. Ayrıca piramitlerin yapımında kullanılan taş rampalar kil ve kireç taşı tozunun karışımından oluşan bir çamurla sıvanmıştı. Bu yöntem çok dayanıklı ve sert bir yapı oluştururken, ufak bir keski darbesiyle de kolayca koparak çözülebilmekteydi. Taş ocağı bulunduğunda içi bu rampanın enkazı ile doluydu.</p>
<p><img title="keopsungemisi" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/keopsungemisi.jpg" alt="keopsungemisi" width="200" height="245" align="left" />1954 yılında Keops piramidinin güney ucunda bir kubbe bulundu ve kalıntılar incelendiğinde burada bir geminin yatmakta olduğu anlaşıldı. Bu gemi, Mısır Firavunu Keops’un gemisiydi ve 13 sene süren yoğun çalışmanın ürünü olarak tüm parçalar birleştirilerek müzede sergilenmeye başlandı. Yılda 300.000 kişinin ziyaret ettiği müzede tamamı sedir ağacından yapılmış dünyanın en eski gemisi gururla sergilenmektedir. Daha sonraları benzer şekilde diğer firavunlar için yapılmış bir kardeş gemi daha bulundu fakat bu gemi zarar görmemesi ve tarihi değerini kaybetmemesi için bulunduğu odadan çıkarılmadı.</p>
<p>Firavunların mumyaları bir mağara içerisindeki gizli bir mezarlıkta bulunmuştur. O dönemin mumyalama tekniği sayesinde binlerce yıl sonra bile hala yüzleri tanınabilir şekilde kalan 40 kadar mumya çıkartılmıştır. Mumyalama işleminin nasıl yapıldığı bu mezarlıkta duvarlara çizilen hiyerogliflerden anlaşılmaktadır. Sadece karın bölgesine bir elin girebileceği kadar açılan ufak kesikten bütün organların çıkarıldığı ve içinin özel baharatlar ve yağlarla sıvanarak doldurulduğu gösterilmekteydi. O dönemin insanları öldükten sonra tekrar dirileceğini düşünüyordu ve tüm parasını mumyalama işlemi için  saklıyordu. Çünkü dirildikten sonra bedenlerine ihtiyaçları olacaktı. Bu nedenle bir kişi ne kadar zenginse öldükten sonra o kadar iyi korunacak demekti. Çok pahalı olan mumyalama işlemi sadece önemli kişilere ve zenginlere yapılırken, yoksul insanlar toplu mezarlara gömülmekteydi.</p>
<p><strong>Piramitler Nasıl İnşa Edildi?</strong><br />
<img title="keopsunici" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/keopsunici.jpg" alt="keopsunici" width="300" height="300" align="right" />İnşa edilen en önemli piramitler Gize Piramitleri’dir ve Mikerinos, Kefren ve Keops ismindeki üç pramitten oluşur. Gize Platosu’nda bulunan bu piramitlerin en büyüğü ve en gizemli olanı Keops piramididir.</p>
<p>Keops piramidi 20 yıl içinde 150 metre yüksekliğe kadar kaldırılan her biri 2.5 ton ağırlığındaki 2.300.000 adet kireç taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Toplam ağırlığı 5.5 milyon ton olan bu taşların bu süre zarfında dizilebilmesi için her iki buçuk dakikada bir taşın yerine oturtulmuş olması gerektirmektedir. Bu nedenle günümüzde bu piramidin en anlaşılmaz yönlerinden biri nasıl inşa edildiğidir.</p>
<p>Hayranlık verici bir orantıya sahip olan yapı, gizemini taşların suskunluğuna bırakmıştır. 51<span style="font-family: -webkit-sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"><strong>°</strong></span> 51’ 14” eğimle dizilen bu taşlarda hassasiyetin binde bir oranında bile şaşması durumunda piramit en tepede düzgün birleşemezdi. Günümüzde bu tarz ufak hatalar en seçkin yapılarda bile makul bir <a title="tolerans" rel="nofollow" href="http://www.bilgiustam.com/muhendislikte-tolerans-nedir/">tolerans</a> olarak görülmektedir. Ama bundan 4500 yıl önce inşa edilen piramitlerde tepe noktası kusursuzca birleştirilmiştir.</p>
<p><img title="blok_tasima" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/blok_tasima.jpg" alt="blok_tasima" width="640" height="233" /></p>
<p><img title="rampa" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/rampa.jpg" alt="rampa" width="300" height="151" align="right" />Milyonlarca taş nasıl olup da 140 metreyi aşan yüksekliklere kaldırılabilmiştir? Bunun için taş bloklardan yapılma büyük rampalar kullanılmıştır. Bu rampa piramitin yakınına kurulmuş olan taş ocağından başlayarak piramite kadar devam eden ve düzenli olarak kesintisiz taş taşınmasını sağlayan bir yapıda inşa edilmiştir. Aksi halde asla gerçekleştirilen süre içerisinde işi tamamlamak mümkün olmazdı. Fakat bu rampa piramit hacminin %65’i tamamlandıktan sonra 43 metre yüksekliğe ulaşır ve bu noktradan sonra ne kadar etkili olduğu tartışma konusudur. Çünkü piramidin tamamını bu rampa vasıtasıyla yapmak için 43 metreden 140 metreye ulaşmak gerekeceğinden, bunun için piramidin toplam hacminin iki katı kadar daha taşa gerek olacaktı. Bu nedenle bu seviyeden sonra piramidin inşasına içeriden devam edilmiştir.</p>
<p><img title="tasima" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/tasima.jpg" alt="tasima" width="300" height="360" align="right" />Piramit iki aşamada inşa edilmektedir. Birisi piramidin inşası diğeri ise kral odasının inşasıdır. Kral odası piramit tabanından 43 metre yukarıda bulunmakta olup içerisinde dış ortama açılan hava kanallarının bulunması ve tavanında 60 tonu aşan düz bloklarının kullanılmış olması açısından hayranlık uyandırıcıdır. Tanesi 15 ton olan bu taş blokların nasıl taşındığı ise, kralın odasına giden geniş yolda(büyük galeri) gizlidir. Burada karşı ağırlık mekanizmasıyla çalışan bir sistem bulunmaktaydı ve halatlarla birleştirilmiş olan bu terazi mekanizması sayesinde bloklar istenilen yüksekliğe rahatlıkla kaldırılırdı.</p>
<p>Taşlar istenen yüksekliğe kaldırıldıktan sonra koyulması gereken yere götürülmek üzere 10 kişilik insan grupları tarafından piramidin kenarlarındaki tüneller içerisinde çekilirdi. Eğer bir köşe dönülecekse piramidin açık tünel uçlarında resimde gösterilen biçimde yine bir terazi sistemiyle kaldırılarak yön verilir ve diğer yöne gidecek raya oturtulurdu. Daha sonra bu tünelde de 10 kişilik grup tarafından gereken yere kadar çekilerek götürülürdü. Taşlar çekilirken oluşan sürtünme kuvvetini azaltmak içinse, çamur ve su kullanılırdı.</p>
<p>Piramit yüzeyi önceleri şu an olduğu gibi basamaklı bir yapıda değildi. Keops piramidi 45 asırlık varolma sürecinde üstten 10 metre kadar aşınmıştır. Yüzeyin üçgen şeklindeki basamak araları özel bir kireçtaşı çamuruyla kaplanarak doldurulur ve pürüzsüz, parlak bir görünüm alırdı. Özellikle son 20 senede piramitler geçtiğimiz 400 seneden daha fazla hasar görmüştür. Gerek güneş ışınları gerekse <a title="iklim" rel="nofollow" href="http://www.bilgiustam.com/iklim-nedir-iklim-cesitleri-nelerdir/">iklim</a> şartları gibi etmenler piramitlerin varlığını her geçen gün daha fazla tehtid etmektedir.</p>
<p><strong>Piramitlerin Gizemi Nedir?</strong><br />
<img title="mayan" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/mayan.jpg" alt="mayan" width="300" height="240" align="right" /> İngiliz matematikçi ve astronomist olan John Taylor birtakım çalışmalar yapmış ve elde ettiği sonuçlar Howard Vyse tarafından analiz edilmiştir. Bunlardan bazıları;</p>
<p>- Keops piramidinin taban alanı dünyayı yataydan ikiye böldüğümüzde ortaya çıkan kesit alanı gibi düşünülürse ve piramidin tabanı dünyanın yarıçapı üzerine oturtulsa, yüksekliği tam kutup noktasına denk gelirdi. Yani burada kusursuz bir oran mevcuttur.</p>
<p>-Keops piramidinin taban çevresini yüksekliğinin iki katına bölündüğünde tam olarak pi=3,1416 sayısı elde edilmektedir.</p>
<p>- Keops ve Kefren piramitleri doğu-batı ve kuzey-güney sınırlarına öyle kusursuz yerleştirilmiştirler ki, o günün koşulları düşünüldüğünde hayret verici bir durum olarak görülmektedir.</p>
<p>- Keops piramidinin üçgen şeklindeki dört yüzeyinin toplam alanı, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.</p>
<p>- Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı tam olarak dünya ile güneş arasındaki mesafeyi(149.504.000km) vermektedir.</p>
<p>- Piramitler bir güneş saati olarak işlev görmektedirler. piramitlerin Ekim ayı ortasında ve Mart ayının başlangıcında yre düşürdüğü gölgeler, <a title="mevsimler" href="http://www.bilgiustam.com/mevsimler-ve-olusumu/">mevsimler</a>i ve yılın uzunluğunu gösterir.</p>
<p>- Keops piramidiyle dünyanın merkezi arasındaki mesafe, Kuzey kutbuyla arasındaki mesafeye eşittir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bilimsel olarak kanıtlanmamış bazı rivayetler ise şunlardır;</span></p>
<p>- Piramitlerin üzerinden geçen meridyen, karaları ve denizleri iki eşit parçaya bölmektedir.</p>
<p>- Piramit hangi firavunun adına yapıldıysa, kralın odasına yılda sadece iki kez güneş girmektedir. Bunlar kralın doğduğu ve öldüğü günlerdir.</p>
<p>- Piramitlerin içerisinde <a title="radar" rel="nofollow" href="http://www.bilgiustam.com/radar-ve-sonar/">radar</a> gibi aletler çalışmamaktadır.</p>
<p>- Piramit içerisinde bırakılmış kirli bir su, birkaç gün içerisinde arıtılmış hale gelmektedir.</p>
<p>- Piramitin içerisine bırakılan süt birkaç gün bozulmadan kalabilirken, beklenmeye devam edilmesi durumunda yoğurt haline gelmektedir.</p>
<p>- Piramit içerisine koyulan bir bitki hiç ışık almasa da normale göre daha hızlı büyümektedir.</p>
<p>- Açık bir yara, piramit içerisinde çok daha çabuk bir şekilde iyileşmektedir.</p>
<p>- Piramitlerin içi yazın serin, kışın ise ılık olur.</p>
<p>- Gize Platosu’ndan geçen boylam, denizlerle karaları iki eşit parçaya böler.</p>
<p><strong>Sfenks Heykeli</strong><br />
<img title="sfenks_heykeli" src="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/sfenks_heykeli.jpg" alt="sfenks_heykeli" width="300" height="198" align="right" />Gize piramitlerinden Kefren piramidini koruması için yapılmış olan dev bir köpek heykelidir. 70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan Sfenks, çakal kafalı Anubis’in heykelidir. M.Ö 2520 yılında yapılmış olan heykel tarih boyunca Nil nehrine bakarak, nehir yoluyla gelenleri karşılamaktadır.</p>
<p>Sfenks heykeline Mısır’ı işgal eden Hiksos’lar tarafından büyük zarar verilmiştir. Daha sonra ülkede düzenin sağlanmasıyla beraber dönemin kralı tarafından yüz kısmı değiştirilerek firavunun(Mısır Kralı) sureti yaptırılmıştır.</p>
<p>Keops Piramidi ve Gize Piramitleri’nin uydudan çekilmiş fotoğrafı için: <a title="Gize Piramitleri" rel="nofollow" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/08/piramitler.jpg" target="_blank">tıklayın</a>.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/bilim/misir-piramitleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook da Size Özel Adres. Haydi Hemen Alın !</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/internet/facebook-kullanici-adi</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/internet/facebook-kullanici-adi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 13:29:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[facebok]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebook adres]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook hesabın için bir kullanıcı adı]]></category>
		<category><![CDATA[facebook id]]></category>
		<category><![CDATA[facebook kullanıcı adı]]></category>
		<category><![CDATA[facebook kullanıcı adı düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[facebook kullanıcıadi]]></category>
		<category><![CDATA[facebook profil]]></category>
		<category><![CDATA[facebook profil adı]]></category>
		<category><![CDATA[facebook url]]></category>
		<category><![CDATA[facebook yeni kullanıcı adı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=456</guid>
		<description><![CDATA[Facebook daha önce 13 Haziran da artık kullanıcıların kendilerine özel Facebook URL Adresi alabileceklerini duyurmuştu. Ve o gün geldi artık herkes kullanıcı adlarını kendileri belirleyebilecek ve bu kullanıcı adları ile sayfanızın yeni  bir URL adresi olacak.
Peki nedir bu yeni özellik? Bilindiği gibi Facebook&#8217;taki bir kullanıcının profil adresi http://www.facebook.com/profile.php?id=5486785 gibiydi. Bu yeni özelliğin devreye girmesiyle profil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-457" href="http://www.blogopedi.org/internet/facebook-kullanici-adi/attachment/facebook_homepage"><img class="alignleft size-full wp-image-457" title="facebook_homepage" src="http://www.blogopedi.org/wp-content/uploads/2009/06/facebook_homepage.jpg" alt="facebook_homepage" width="460" height="260" /></a>Facebook daha önce 13 Haziran da artık kullanıcıların kendilerine özel Facebook URL Adresi alabileceklerini duyurmuştu. Ve o gün geldi artık herkes kullanıcı adlarını kendileri belirleyebilecek ve bu kullanıcı adları ile sayfanızın yeni  bir URL adresi olacak.</p>
<p>Peki nedir bu yeni özellik? Bilindiği gibi Facebook&#8217;taki bir kullanıcının profil adresi <strong><span style="color: #3366ff;">http://www.facebook.com/profile.php?id=5486785</span></strong> gibiydi. Bu yeni özelliğin devreye girmesiyle profil adresleri <strong><span style="color: #3366ff;"><a href="http://www.facebook.com/kullanıcıadınız">http://www.facebook.com/kullanıcıadınız</a></span></strong> gibi olacak. Yani arkadaşlarınıza seçeceginiz kullanıcı adınızı vermeniz sizin sayfanıza erişmesi için yeterli olacaktır.</p>
<h3>Kimse bunu keşfetmeden ve isminiz alınmadan hemen şimdi bu adresten kullanıcı adınızı belirleyebilirsiniz : <a href="http://www.facebook.com/username/">http://www.facebook.com/username/</a></h3>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/internet/facebook-kullanici-adi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mp3 Devri Kapandı Şimdi Moda Fizy</title>
		<link>http://www.blogopedi.org/internet/mp3-devri-kapandi-simdi-moda-fizy</link>
		<comments>http://www.blogopedi.org/internet/mp3-devri-kapandi-simdi-moda-fizy#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 02:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[fizy]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>
		<category><![CDATA[mp3 dinle]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dinle]]></category>
		<category><![CDATA[yeni müzik portalı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni müzik sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni site]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.blogopedi.org/?p=433</guid>
		<description><![CDATA[Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan müzik, sanatçılar arasında olduğu gibi internet ortamında da rekabete sebeb oluyor. Bu rekabet ortamı sonucunda ortaya birbirinden harika müzik dinleme siteleri çıkıyor ve bunlardan en iyisi fizy.
Fizy öyle bir siteki belkide yıllardır aradığımız bir şey. Hani bir şarkı duyarsanız sonra eve gidince o şarkıyı internetden bulmaya çalışırsınız ama bulamazsınız. Çünkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-434" href="http://www.blogopedi.org/internet/mp3-devri-kapandi-simdi-moda-fizy/attachment/fizyorg-300x191"><img class="alignleft" title="fizyorg-300x191" src="http://www.blogopedi.org/wp-content/uploads/2009/06/fizyorg-300x191.jpg" alt="fizyorg-300x191" width="232" height="131" /></a>Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan müzik, sanatçılar arasında olduğu gibi internet ortamında da rekabete sebeb oluyor. Bu rekabet ortamı sonucunda ortaya birbirinden harika müzik dinleme siteleri çıkıyor ve bunlardan en iyisi fizy.<br />
Fizy öyle bir siteki belkide yıllardır aradığımız bir şey. Hani bir şarkı duyarsanız sonra eve gidince o şarkıyı internetden bulmaya çalışırsınız ama bulamazsınız. Çünkü o şarkının sadece bir kısmını hatırlıyorsunuz. Hemen fizy.com a girip o kısmını yazarsanız şarkıyı bulmanız mümkün. Bizzat denedim.</p>
<p>Ayrıca fizy çok hızlı ve kolay. Fizy.com a girdikten sonra arama kısmına şarkının adını veya bir kısmını yazdıktan sonra olabilecek şarkılar sıralanıyor. İstediğiniz şarkıyı anında dinleyebiliyorsunuz. Ayrıca çok sade ve kullanışlı bir site.</p>
<p>Siz de bu siteden müzik dinlemek istiyorsanız <a href="http://www.fizy.com" target="_blank">buradan</a> alalım.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.blogopedi.org/internet/mp3-devri-kapandi-simdi-moda-fizy/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
